Runerm Ateş Türkiye’de Sağlıklı İnsan Yok
Yazı Detayı
14 Mart 2022 - Pazartesi 14:00 Bu yazı 270 kez okundu
 
Türkiye’de Sağlıklı İnsan Yok
Runerm Ateş
runermate@yerelinsesi.com
 
 

 Temel Olan Sağlık Hakkımız Kimin Elinde?

 

Sosyal devletin temel görevi olan sosyal bakım ihtiyacını, sosyal yardıma dönüştüren, hükümetin onur kırıcı bağımlılıklarla nasıl geldiğini iyi biliyoruz; makarnalar, kömürler elden ele…

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) sağlığı, "sadece hastalıkların ve rahatsızlıkların olmayışı değil, bir bütün olarak fiziki, ruhi ve sosyal açıdan iyi olma hali" olarak açıklar. İHEB (İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi) gereği tüm insanların "insan olmaları sıfatıyla ‘’sağlık hakkına’’ sahip oldukları" açıktır. 1982 Anayasası'nın 56. maddesinde "Sağlık Hizmetleri ve Çevrenin Korunması" başlığı altında sağlık birçok açıdan ele alınmıştır. Lütfen 56. maddeyi ve alt başlıklarını okuyun. Neoliberal politikalarla birlikte sorumluluğun vatandaşa doğru atılmaya başlandığını görüyoruz.

 

Sağlıkta muhafazakarlaşmanın önünün açıldığıysa bambaşka bir konu… Hep demişimdir: “Uygulanabilirlik çok önemli bir nokta” diye… Hastanesi olanı bakan atayanlar, politikaların uygulanması noktasında nasıl bir strateji uyguluyorlardır siz düşünün. Sağlık sisteminin kapsamı ve derinliğini incelediğinizde sağlıkla ilgili birçok soruya cevap bulmuş oluyorsunuz. Kapsamlı canım sağlık sistemi, derine indiğinizde ilaç ve tedavide yaş kıstasları, sigorta kapsamına girdiğinizde kapsama alınmayan ilaç ve tedaviler, talep esnekliği esnek olduğu iddia edilerek kapsama alınmayan hizmetler…

 

Az kalsın unutuyordum sağlığı bir bütün olarak ele alan WHO’ya biz sözüm var: Bu tanımdan yola çıkarsak; Türkiye’de sağlıklı insan yok. 

 Sağlık Bir Meta Değil


Sağlık alınıp satılan bir meta değil. Şehrin ulaşılması güç alanlarında yapılan Şehir Hastanelerindeki hizmetleri çekirdek ve destek hizmetler olarak bölüp, vatandaştan daha fazla para alıp, sağlığı özelleştirenler bilmelidir ki; sağlık bir meta değil.

 

Sermayeden yana değil, sağlık çalışanlarından yana olması gereken iktidar; hizmetin niteliğine, kalitesine bile bakmıyor; nicelik tek dertleri! Ekonomik krizin daha da derinleştiği günümüz koşullarında biz yurttaşların cebinden giderek daha da fazla para çıkıyor neden mi? Sözde kapsamı olan (ama asla derin olduğunu düşünmediğim) sağlık sistemi için bizlerden alınan katkı payları…
 Türkiye’de Neden İlaç Bulamama Sorunu Var?

 


Ulusal ilaç politikasına baktığımızda ilaç ya da hammadde endüstrisinin olmadığını görüyoruz bunun için hayati önem taşıyan birçok ilaç yurtdışından getirilmekte. Yurtdışından getirilen ilaçların fiyatlandırma politikalarının şeffaf olup olmama noktası önemli bir konu. İlaç piyasasındaki fiyatlandırma, Türkiye’deki ilaç fiyatlandırması, döviz kurlarındaki artışlar artan ilaç fiyatlarının ya da piyasada ilaç bulunmamasının sebeplerinin temelinde yatan etkenler…


Temel ihtiyaçlara erişememe sorunu önemli sorunlardan biri. Temel yapılan zamlar ile insanlar nefes alamaz noktaya geldi. Piyasada, ilaçların bulunamama sorunu, döviz kurlarındaki artış ile birlikte ilaç ve malzeme temininin yapılmaması, ekonomik krizin her geçen gün daha da derinleştiği bu dönemde bizleri büyük bir riskle karşı karşıya bırakmakta…


 Hekimlerin Talepleri Neler?

 


*Yoksulluk sınırının üzerinde temel ücretin verilmesini istiyorlar. (Ülkemizde asgari ücretin açlık sınırıyla kapıştığını yoksulluk sınırının bile çok daha altında olduğunu maalesef ki belirtmek zorundayım. )

 


* Koruyucu sağlık hizmetlerinin öncelediği birinci basamak sağlık hizmetlerinin oluşturulması, aile hekimliği ceza yönetmeliğinin iptal edilmesi (Kademeli sevk zinciri denilen bir system var. Sağlık hizmetlerini aşamalı olarak birinci basamak, ikinci basamak ve üçüncü basamak sağlık hizmetleri diye ayırıyorsunuz. Hasta ilk birinci basamak olan aile sağlığı merkezine gidiyor, hekimin gözlemine göre ya tedavisi yapılıyor ya da bir sonraki basamak sağlık hizmetine yönlendiriliyor. Türkiye’de bu sevk zinciri sistemi uygulanmamakta olup, Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın da uygulanmayan maddelerinden biridir. Saatlerce beklediğimiz sağlık hizmeti kuyruklarını, erişemediğimiz sağlık hizmetinin bu sevk zincirinin uygulanmamasıyla da yüksek ölçüde ilgisi var.

 


* Liyakatsiz atamalar, soruşturmalar, mobbing, güvenlik soruşturmaları, KHK’ler ile dayatılan antidemokratik uygulamaların derhal bitirilmesi. (En çok mobbingin uygulandığı melek gruplarından biri matrix (ikili sorumluluk) yapıdan kaynaklı hemşirelerdir. KHK’larla kişilerin nasıl işlerinden çıkarıldığını, liyakat olmadan nasıl atamaların yapıldığını gördük.

 


* Sağlık hizmetlerinin planlanmasından sunulmasına kadar sağlık emekçilerinin örgütleri aracılığıyla karar alma mekanizmalarında yer alması. (Hastanesi olanı, sağlık politikalarından sorumlu kişi yapmak yerine sağlığı bir bütün olarak ele alıp, içerisinde yer alan sağlık profesyonellerine, sağlık yöneticilerine yer verilmesi gerektiğini düşünüyorum)

 
Etiketler: Türkiye’de, Sağlıklı, İnsan, Yok,
Yorumlar
Haber Yazılımı